Kayıtlar

Ocak, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Medya Tuzaklarına Karşı Büyük Fenerbahçe Uyanışı

Resim
Size spor medyasının en bilindik politikasını anlatayım. Fenerbahçe'ye gelen teknik direktör ilk 10 hafta övülür. Hücum oynatıyorsa savunması, savunma oynatıyorsa da hücumunu geliştirmesi yönünde "sözde" telkin edilir. Sonra bu telkin hocanın eksi tarafı olarak kamuoyuna el kremi gibi yedirilir. Hoca hakkında hüküm verilir ve aslında hocanın tercih etmediği ya da vazgeçtiği şey üzerinden hoca bütün spor medyası tarafından dövülür. Bu dövülme esnasında hakemler işlerini yaparlar ve Fenerbahçe'yi doğrarlar. Hakemler bunu yaptığında o "çok objektif basın mensupları", 'tamam hakem kötü ama hoca da top oynatmıyor ki" argümanını ileri sürerler. Ali Koç yönetimi ilk 5 yılında bu düzeneğe bir sürü hocayı kurban etti. Jesus ile ilk defa bir hoca ilk senesini doldurdu. İlk senesini dolduran hocalar ligin ikinci yarısında bırakın eleştirilmeyi hakarete ve itibar suikastlerine uğradılar. Jesus için bunak, ismail hoca için çok kibirli diyenler şimdi ligin ikinci...

YÖNETİMİ NE ZAMAN ELEŞTİRİRİZ?

Resim
Bize yöneltilen soru demeyelim artık suçlama “neden yönetimi hiç eleştirmiyorsunuz?” Yanıtlayalım.  Ne zaman eleştiririz? Beklediğimiz nedir? 1. Fenerbahçe’nin anahtarını vermemesini bekliyoruz. En başta beklediğimiz budur. Fenerbahçe’nin bağımsızlığını korumasını ve kendi başkanını, yönetimini, bütçesini oluşturmasını ve seçmesini bekliyoruz.  Bunu çok önemli görüyoruz. Bu olmazsa eleştiririz.  Hangi yönetim gelirse gelsin hangi yanlış transferi yaparsa yapsın, hangi kupayı kaçırırsak kaçıralım. Ama bu Fenerbahçe’nin kendi hatası ve tasarrufu olsun. Kendi beceriksizliğimizle gidecek kupa, himmet ve yanak sıvatmayla gelecek kupadan iyidir. 2. Fenerbahçe’nin karaborsa yapmaya, arsa ve emlak komisyonculuğuna girmesine, en önemlisi yasadışı bahisçilerin oyuncağı olmasına engel olunmasını bekliyoruz.  Bu her Fenerbahçeli için önemli olmalıdır.  Bu konuda çizgi dışı bir şey olursa eleştiririz. 3. Stadımız bizimdir. Her bir tuğlası Fenerbahçe’nin eseridir. Stadımıza y...

FENERBAHÇE BAŞKANLIĞI

Resim
  Serdar Ali Çelikler'in sözcülüğünü yaparak dile getirdiği "Müesses Nizam" yeni ve daha projelerine uygun bir başkan istiyor. Öyle buyurdu müflis dönerci. Biraz geriye dönelim. TFF Başkan Adayı olan Servet Yardımcı son anda adaylıktan çekildi. Çekilirken de "Rizeli Yardımcı ailesinin ve benimle birlikte yola çıkan insanların geçmişiyle ve ahlâkıyla asla bağdaşmayacak şekilde, yalanlarla, iftiralarla, kumpaslarla, şahsımı, ailemi, onurumu, haysiyetimi, itibarımı, hedef almaktadır." ifadesini kullandı. Yardımcı ailesi güçlü bir ailedir. Servet Yardımcı ve ailesini bu şekilde hedefe koymak Mehmet Büyükekşi ve şürekasının boyunu çok aşar. Daha büyük bir güç gerekir!!! BURADAKİ YÖNTEME DİKKAT! Sonuçta bu güç adaylık konusunda Servet Yardımcı'yı ekarte ederek yol almış ama ciddiye alınmayan aday İbrahim Hacıosmanoğlu seçimi kazanmıştır. Gelelim Fenerbahçe Başkanlığına... Fenerbahçe başkanlığının değişmesi isteniyorsa bunun tüzüğe göre yolu bellidir. Ger...

Lefter Ve Lefterler

Resim
  "Çocuklarımıza Metin adını koyduk, Hakkı adını koyduk, Can adını koyduk ama Lefter adını koymadık. Bu da bizim ayıbımız olsun." Bağış Erten “Yunanlar için haindi, Türklerse onun Rum olduğunu hiçbir zaman unutmadı…” Ta Nea 1948 yılında Atina’da oynanan Yunanistan – Türkiye maçından sonra Ta Nea Gazetesinin satırları arasında geçiyordu bu cümle ve dünyada bitmeyen araflardan bir tanesinin daha kapısını hatırlatıyordu. Yazdığımız, yazacağımız arafın ve araftakilerin değil, bitmek bilmeyen ve bitmesi için uğraştığımız acının hikayelerinden birinin kenarından geçeceğiz. Bu arafı, Lefter ile birlikte Rumlar, azınlıklar halkasının “en zayıfı” olarak bunu iliklerine kadar hissediyorlardı. Atina’da ki maçtan 7 yıl sonra 6 – 7 Eylül olayları ile birlikte (Lefter’in yaşadıkları yazılıp çizildiği için girmeyeceğim) ki en zayıf halka derken kastettiğim; en çok arafta kalanlar olarak, en çok hırpalananlar olmaktı. Yıllar önce Bakırköy’de birinci ağızdan dinlediğim 6 – 7 Eylül’e dair anın...

Kimmiş bu Yapı?

Resim
  Kimmiş bu Yapı? Neyin nesidir? Diye soranlara, dikkat edin! Bilerek veya bilmeyerek o yapının yanında yerlerini alıyorlardır. Bu son söyleyeceğimdi… Peşinen yazayım dedim. Şimdi anlatayım size o çok merak ettiğiniz, bir çoğunuzun benden daha iyi bilip, kendinize bile itiraf etmediği o yapıyı… Basit ve hepimizin anlayacağı bir dille… *** 3 Temmuz’u biliyorsunuz… Bilseniz de ve sıkılsanız da, ben bir kez daha özetleyeyim… Böylesi bir ülkede nasıl olur “Yapı”? Diyenler için 3 Temmuz’u hatırlatırım. “Yapı” değil “kapıydı”, hatta “sapıydı”, 3 Temmuz… Bunu kabul ederek başlamalıyız. Biz öyle çok gelişmiş falan bir ülke değiliz. Bizim ülkede her türlü yapı vardır. Yakın tarihte gördük ve görmeye devam ediyoruz… *** 3 Temmuz 2011 tarihi itibari ile Devletin hâkimi, savcısı, emniyet müdürü, polisi, rektörü, bakanları, medyası, ‘aniden’ FETO cu olmuş… Nasıl olduysa? Devleti teslim almak istemişler. Büyük ölçüde almışlarda… Bazı askerler ve Fenerbahçe teslim olmamış. Onları ele geçireme...

Bize Düşen Vazife

Resim
✔️ Fenerbahçe taraftarı kimseye kendini kanıtlamak; herkes üç maymunu oynarken mahallenin delikanlı abisi olmak zorunda değil. ✔️ Fenerbahçe'de kötü giden en ufak bir şeyi bile protesto etmek zorunda değil. ✔️ Kısacası taraftar bu tek elden kontrol edilen medyanın goygoyuna gelmek, kayığına binmek zorunda değil. ✔️ 30 yıldır ilmek ilmek, gergef gergef işlenen medya ayağında iletişim teknikleri artık soğuk savaş gibi bir hale gelmiştir.  ✔️ "Büyük Fenerbahçe taraftarı" diye başlayan çatal dilli düzenek bekçilerinin Fenerbahçe taraftarına yükledikleri görevler nedense sadece kendi takımını sahiplenmeyi kapsamıyor! ✔️ Hep negatifi ve en zayıf halkayı bulan ve oradan yol alan bir taraftar profili yaratma konusunda ki en temel motivasyon camiada huzur adına bir şey bırakmamak. Ve bu konuda başarılı bir iletişim ajandaları olduğunu kabul etmek lazım. ✔️ Bütün takımlarda olabilecek yanlış transferler, formsuz oyuncular hiçbir takımda göze batmazken, bu tartışmaları Fenerbahçe...

FENERBAHÇE-HATAYSPOR (TOKSİK)

Resim
  ‼️ Yeni yılın ilk haftasında karşılaşan Fenerbahçe ve Hatayspor sürprize mahal vermeyen bir sonuçla bitti. Fenerbahçe büyük bir farkla sonuçlanabilecek maçı 2-1’lik skorla kazandı. Rakip Hatayspor ile başlayalım.  ‼️ Sahada kompakt bir görüntü çizen, yorulmamak için bir arada durup Fenerbahçe’nin yapacağı hataları bekleyen bir görüntü içindeydiler. Akıllarında futbol oynamak yerine sadece Fenerbahçe’yi oynatmamak vardı. Skora bakınca bunu başarmış gibi görünseler de verdikleri pozisyon sayısı ve kaleci Erce Kardeşler’in olağanüstü performansı aslında planladıkları oyunun uzağında olduklarını gösteriyor bizlere. ‼️ Fenerbahçe 11 olan puan farkını 8’e indirmek için çıktığı maçta gayet organize ve sakin başladı. İlk 15 dk içinde 4 net pozisyon bulup bunlardan sadece bir tanesini değerlendirebildi.  ‼️ Bu 4 pozisyonun hepsi birbirinden farklı, antrenmanda çalışıldığı belli olan varyasyonlardı. Set hücumu, ön alan baskısı, defans arkasına atılan top ve kenardan bindirme ile ...