Bize Düşen Vazife
✔️ Fenerbahçe taraftarı kimseye kendini kanıtlamak; herkes üç maymunu oynarken mahallenin delikanlı abisi olmak zorunda değil.
✔️ Fenerbahçe'de kötü giden en ufak bir şeyi bile protesto etmek zorunda değil.
✔️ Kısacası taraftar bu tek elden kontrol edilen medyanın goygoyuna gelmek, kayığına binmek zorunda değil.
✔️ 30 yıldır ilmek ilmek, gergef gergef işlenen medya ayağında iletişim teknikleri artık soğuk savaş gibi bir hale gelmiştir.
✔️ "Büyük Fenerbahçe taraftarı" diye başlayan çatal dilli düzenek bekçilerinin Fenerbahçe taraftarına yükledikleri görevler nedense sadece kendi takımını sahiplenmeyi kapsamıyor!
✔️ Hep negatifi ve en zayıf halkayı bulan ve oradan yol alan bir taraftar profili yaratma konusunda ki en temel motivasyon camiada huzur adına bir şey bırakmamak. Ve bu konuda başarılı bir iletişim ajandaları olduğunu kabul etmek lazım.
✔️ Bütün takımlarda olabilecek yanlış transferler, formsuz oyuncular hiçbir takımda göze batmazken, bu tartışmaları Fenerbahçe'nin asli unsuru haline getirebilmek ve sadece negatifi konuşturmak büyük başarı.
✔️ Bu taktiğin akabinde yaratılan "Gitsin kurtulacağız" refleksi takımı içeriden kemiren bir kene haline gelmiştir.
✔️ Taraftar talepkar olmayacak mı? Taraftar yıldız futbolcu isteyebilir elbette. Haklı bir istekte olabilir ama performansı yeterli olmayan futbolcu olduğunda gitsin diye kampanya yapılması kadar yanlış bir davranış yoktur.
✔️ Oyuncu taraftara saygısızlık yapmamışsa, bilakis elinden geleni yapıyor ama yeterli olmuyorsa, kalıp kalmayacağının kararı teknik ekibe bırakılmalı ayrıca o oyuncu kazanma umuduyla destek olunmalı.
Maalesef Fenerbahçe taraftarının bir kısmında bu bilinç yok.
✔️ Birileri gider gitmez her şeyin düzeleceğini sanan bir kitle itinayla ve özenle yaratıldı.
✔️ Her sezon medyanın seçtiği bir iki oyuncu ve 10. haftadan itibaren başlayan teknik direktör linçi konusunda artık bilinç sahibi olmak gerekir.
✔️ Medya düzeni takımda kötü performans veren bir iki oyuncuyu konuşturmayı başardıktan sonra bunun sorumlusu olarak teknik direktörün kellesini istetiyor yıllardır.
✔️ Sanki başka takımlarda 30 oyuncunun 30’u da süper performans veriyor teknik direktörleri hiç hatalar yapmıyorlar gibi!
✔️ Halbuki bunları bu şekilde konuşmalarının sebebi şampiyon yapılacak takımın önünü açtıktan sonra bile kendinizi suçlu hissetmeyi istemeleri. Çok güzel tezgah değil mi? Hem şampiyonluğu çalıp hem suçlusu olarak şampiyonluğu kaybeden takıma faturayı kesmek..
✔️ Kaybedilen tek maç üzerinden "o maçı kazansaydın" diye refleks oluşturmaları ve bu refleksin karşılık bulması daha da büyükbir iletişim başarısı!
✔️ Oysa şampiyon olan takımlar da maç kaybederler ve lig uzun bir maratondur. Bazen ligin en zayıf takımına da puan kaybedilir.
✔️ Ama geliştirdikleri sistemde Fenerbahçe doğal puanlar kaybediyorken rakibinin olası puan kayıpları büyük bir ivedilikle ve artık kör göze parmak sokar şekilde engelleniyor.
✔️ Burada işte medya zehirinin etkisi, suçu kendi takımında arayan bir taraftar profilinin kendi takımını protesto etmesiyle sonuçlanıyor. Ve bu kurgu 30 küsür yıldır başarıyla tezgahlanıyor.
✔️ En çok duyduğum soru, peki takımı hiç eleştirmeyelim mi?
✔️ Adil bir ortamda yarışıldığı zaman, medya bütün takımlara eşit mesafede durduğu zaman; rakibin oyuncusunu övüp senin oyuncunun yemekten vazgeçtiği zaman, kötü oynamadığında bile kötü oynuyor denmediği zaman; yalan haberlerle takımın içinde kamplaşma varmış gibi göstermediği zaman tabiki eleştirebilirsin.
✔️ Ama zaten iftira ve ithamlarla karışık saldırı bombardımanı altında tutulan takımını bir de sen vurursan bu ne işe yarayacak bir düşün.
✔️ Benim cevabım şu;
Çalacakları minarenin kılıfına ilk dikişi atan sen olursun..
✔️ Takımı ve yönetimi elbette Fenerbahçe’ye yakışır şekilde eleştirmeli ama asla otomatik portakal gibi kurulmuş öğütücü düzene yem etmemeli.
Saygılar…
Sinan DEYUP
@sinan_deyup
.jpeg)
Yorumlar
Yorum Gönder