Kimmiş bu Yapı?
Kimmiş bu Yapı?
*** 3 Temmuz’u biliyorsunuz… Bilseniz de ve sıkılsanız da, ben bir kez daha özetleyeyim… Böylesi bir ülkede nasıl olur “Yapı”? Diyenler için 3 Temmuz’u hatırlatırım. “Yapı” değil “kapıydı”, hatta “sapıydı”, 3 Temmuz… Bunu kabul ederek başlamalıyız. Biz öyle çok gelişmiş falan bir ülke değiliz. Bizim ülkede her türlü yapı vardır. Yakın tarihte gördük ve görmeye devam ediyoruz… *** 3 Temmuz 2011 tarihi itibari ile Devletin hâkimi, savcısı, emniyet müdürü, polisi, rektörü, bakanları, medyası, ‘aniden’ FETO cu olmuş… Nasıl olduysa? Devleti teslim almak istemişler. Büyük ölçüde almışlarda… Bazı askerler ve Fenerbahçe teslim olmamış. Onları ele geçirememişler. Masal gibi anlatıyorum ama gerçek… Onlara da kumpas kurmuşlar. Adını da “Balyoz, Ergenekon ve 3 Temmuz” koymuşlar… *** Sonrasını biliyorsunuz… Ancak ben yine de yazayım… Fenerbahçe direndiği için, son kale çökmediği için ülkeyi ele geçirememişler… “Biraz da iktidarı paylaşamamak”, diyelim… *** 3 Temmuz geçti… Şimdi sen bize ne anlatıyorsun? Diyenler için yazı yeni başlıyor. Lütfen okuyun… *** Şimdi ‘FETÖ bittikten’ sonra: YAPI Kimdir? -4 Nisan 2015 yılında Fenerbahçe otobüsü kurşunladı. Toplu katliam amaçlandı. Dava dosyası kapatıldı. Halen kim, niye kurşunladı? Bilemiyoruz. Bu dosyayı kapatan, -Tüm kulüplere, “Geçmiş olsun” demecini bile yayınlatmayacak, kadar korku salan, -1959 öncesi şampiyonluklarını saymayan demiyorum… “Araştırılmasını” bile önleyen, -2011 yılı Süper Finalini halen oynatmayan, - “1453 Beşiktaşlılar” diye bir gurup kurup, Galatasaray ile oynadıkları maçta, etkili bir yerden serbest vuruş kullanırken, ‘Beşiktaş seyircisini’ sahaya sokan, bir gün sonra o gurubu ve yılların ÇARŞI’ sını yok eden, - FETÖ temizliği yapılmasından yıllar sonra bile kimse yokmuş gibi, ByLock kullanan başkanları TFF’nin başına atayan, -Son TFF seçimlerine bir gün kala en favori aday Servet Yardımcı’yı tehdit ile adaylıktan vazgeçiren, -Galatasaray'ın karaborsa skandalını, Ebru Gürsoy hanımın verdiği ifadelere, itiraflara rağmen dosyayı kapatan, -Formasına yasa dışı bahis reklamı alan kulüp ile ilgili soruşturmaya takipsizlik kararı verdiren, -Bazı kulüplere beleş stat, arsa ve arazi veren, - Son dönemde gelen tüm “biz de o takımdan teşvik almıştık” itiraflarına gözlerini kapatan, -3 Temmuz da kibar tarifi ile yanılan tüm basın mensuplarını baş tacı, doğru tespiti yapanları işsiz bırakan, Kimse: Yapı O dur. *** Tek bir kişi değildir. Bir menfaat zinciridir. Elbette birileri tarafından yönetilir… *** Kulüpler bu yapının neresindedir? Diye sorarsanız, Cevabı nettir…. Yazdıklarıma tek tek bakın. Hangi kulübün paçasından çekilmişse, Yapı onun karşısındadır. Hangi kulübün önü açılmışsa, Yapı onun yanındadır veya O da yapının yanındadır. *** Ali Koç; “Ben Fenerbahçe’nin başkanı olduğum sürece bizi şampiyon yapmayacaklar” dedi… Çok kullanıldı bu sözcük. Genç arkadaşlarımız endişelendi. Haklıydılar, anlatması zordu… Zor duruma düşürmek için kullananları unutmayacağım. Aslında o gün “yapıyı” anlattı… Mücadeleye yön vermek istedi. Ben kendime düşeni anladım. Bugün birileri; “Hem bunu dedin, hem de neden hala başkansın?” diyorsa… Ki diyorlar… Benim öz yeğenim söylüyor. Fenerbahçeliliğinden hiç şüphe duymadığım arkadaşım söylüyor… Ben iki türlü bakıyorum. Bir; Ne olursa olsun şampiyonluk istiyor. Olabilir… O Fenerbahçe, benim Fenerbahçe olmaz. O da benim sorunumdur. İki: Bilerek veya bilmeyerek yapının yanında oyuna geliyor… O da onun sorunu… Ahhh… Diyerek bir geçebilsem… *** Yeğenime ve dostuma: Uzun uzun anlatamıyorum. Bazen anlatılamaz… Örnek vereyim: İspanya’nın Franco dönemi… 35 yıl iktidar oldu. Şimdi Barcelona ve Real Madrid takımları atışıyorlar. “Sen o dönemde daha çok kupa aldın, sen stadını yaptırdın” diye birbirlerini suçluyorlar… O dönemde aldıkları kupaları, onur değil utanç kaynağı olarak yok saymaya çalışıyorlar… Bir gün bizim ülkede de “bu yapının bu kupaları”, kimselere gurur vermeyecek… Umarım tarih hızlı tekerrür edecek… *** Evet bir gün elbet “kral çıplak”, diyeceğiz… Yapının başını kıvırmadan yazacağız Şimdilik diyemiyoruz. Çünkü emin değiliz. Ya da korkuyoruz… Ancak şunu biliyoruz ki, Yapı’nın başındaysa veya o yapıya hükmedemiyorsa, fark etmez… Bir gün mutlak o da çıplak kalacak

Yorumlar
Yorum Gönder