TEDESCO’yu YEMEK
TEDESCO’yu YEMEK
Milli aradan sonra Fenerbahçe’yi zorlu bir fikstür bekliyordu ve Fenerbahçe’deki kaos üzerinden geçimlerini sağlayan bir kısım medya aparatları hazırda bekliyorlardı.
Akıllarındaki plana göre, Fenerbahçe bu zorlu fikstürden çıkamayacak, teknik direktörü kovulacak, yeni bir kaos dönemi başlayacak ve bu sezon da avuçlarımızdan kayıp gidecekti.
Zorlu fikstürün ilk maçından sonra Karagümrük zaten yenilmeyecek takım değil, asıl Stuttgart maçında Fenerbahçe’nin ve Tedesco’nun eksikleri ortaya çıkacak söylemi geliştirildi.
Bundesliga’da ve Avrupa kupasında müthiş bir futbolla, müthiş bir çıkış yakalayan Stuttgart, Fenerbahçe’nin karşısında neredeyse pozisyona giremedi.
Fenerbahçe’nin oyununun ve futbolcular arasındaki birlikteliğin iyice geliştiğini görmemek için kör olmak gerekiyordu. Fakat Tedesco’yu yiyerek Fenerbahçe’deki kaosun devam etmesini sağlamak isteyenler yine ikna olmamış, Fenerbahçe’nin Burak Yılmaz’la yükselişe geçen Gaziantep deplasmanından puan kaybıyla döneceğine neredeyse emindiler.
Fakat Tedesco Fenerbahçe’si Gaziantep’i neredeyse ezerek 4 gol attı ve net 5-6 gol de kaçırdı.
Fenerbahçe’deki kaos üzerinden para ve ün kazanan bu medya aparatları, bu zorlu fikstürden kaos devşiremedikleri için oldukça mutsuzlardı.
Son umutları Beşiktaş deplasmanıydı ve Beşiktaş ezelden beri Fenerbahçe’ye “ters gelen” bir takımdı. Ters gelmeyi tırnak içine almamın sebebini açıklamak isterim.
Çünkü işin aslına bakarsınız bunun adı ters gelmek değil. Başarısızlıklarını Fenerbahçe galibiyetiyle kapatma, teknik direktör ve yönetimlerinin ömrünü uzatmak için Fenerbahçe maçlarına ekstra odaklanmak ve ekstra çalışmaktır.
Son 4 sezonda şampiyonluk yarışının içine dahi giremeyen, dolayısıyla bir hedefi kalmayan Beşiktaş ve Trabzonspor gibi takımların tek hedefi Fenerbahçe maçlarını kazanmak oluyor ve neredeyse bütün yılı, yılda 2 kez Fenerbahçe ile karşılaşmak için geçiriyorlar. Hal böyle olunca Beşiktaş maçları bize ters gelmiş oluyor daha kibar haliyle.
Şampiyonluk yarışında tutunamayan, ilk beşe bile girmekte zorlanan Beşiktaş için Fenerbahçe’yi yenmek hem teknik direktörün hem de yönetimin elini güçlendirecek, ömürlerini uzatacaktı.
Ve Fenerbahçe’deki kaosla beslenen sırtlanların da ekmeğine yağ sürecekti.
Maç tam da öyle başladı. Beşiktaş 22 dakikada 2-0 öne geçmiş, Fenerbahçe’nin iyiliğini isteyenler dışındaki herkes mutluydu.
Fakat Fenerbahçe tarihte ilk kez 2-0 geriden gelerek Beşiktaş’ı 2-3 yendi. Bu galibiyeti Beşiktaş’ın on kişi kalmasına bağlayanlar, Fenerbahçe’nin başarısını küçümseme algısı yaratmak istemektedirler.
Zira önceki sezonlarda da Beşiktaş Fenerbahçe karşısında 10 kişi kaldı ve maçı kazanmayı başardı. Bu da bu galibiyette Tedesco’nun oyun anlayışının, takıma yerleştirdiği birlikteliğin etkisinin yüzde yüz olduğunu bize kanıtlıyor.
Velhasılı kelam, bu zor fikstürden Tedesco’yu yiyerek çıkmayı planlayan, negatif Fenerbahçe haberleri ve yorumları ile beslenen asalaklar istediklerini alamadılar ve Fenerbahçe bu zorlu fikstürden güçlenerek çıktı.
Pusuda bekleyen ve bu tarihi zaferi bile gölgelemeye çalışan, Fenerbahçe’li olduğunu iddia eden ama her Fenerbahçe galibiyeti sonrası yüzünden mutsuzluk akan insanlara daha fazla raiting vermemek Fenerbahçe’lilerin birinci görevidir artık.
Fenerbahçe maç kaybettiğinde ve kazandığında bu insanların yüzüne bakarsanız zaten her şeyi anlarsınız.
Fenerbahçe ligde şampiyon olabilir mi? Zor. Bu hakemlerle, bu medyayla, bu tffyle, bu iktidarla, çok zor.
Ama zaten mesele o değil. Tedesco’yu yedirmek ya da yedirmemek, işte bütün mesele bu.
Ya yeniden Fenerbahçe’de kaos ve taraftarda iç sıkıntısı ya da eski günlerdeki gibi birliktelik, mutluluk ve rakiplerin korktuğu Fenerbahçe.

Yorumlar
Yorum Gönder