SAYGI OLMADAN SEVGİ OLMAZ!
SAYGI OLMADAN SEVGİ OLMAZ!
Bir taraftar güzellemesidir gidiyor. "Konuşur arkadaş"
Bunu demek için de taraftar kavramını iyice sulandırmak gerekiyor. O yapılıyor.
Önce gaz veriliyor "kaç yıldır bekliyor bu insanlar, sabırsızlar tabii".
Sabırsız olun, sıkıştırın yönetimi, teknik direktörü, oyuncuyu! Vurun abalıya!
Ülkede futbolu çevreleyen koşulları, neredeyse kriminal bir hale gelmiş olan süper lig komedisini falan boşverin!
Siz yüklenin takıma!
Siz bilet alıyorsunuz, forma alıyorsunuz, para veriyorsunuz, talep eden tüketiciler olun!
Futbolun kendine has kurallarını, eğitimi, disiplini, psikolojik altyapısını falan boşverin!
Herkesin kendi yaptığı çok mühim işlerdir ama futbol herkesin bildiği ve konuşabildiği boş beleş bir iştir!
Taraftarlıkla, Teknik Direktörlük arasındaki çizgi zaten aşılmıştır! Bu çizgi kalmamıştır ülkemizde.
Bu kadar boş beleş yorumcunun borazanlık yaptığı akıl verdiği memlekette taraftar niye sussun ki?
Her taraftar, tuttuğu takımın bir parçası olduğunu hisseder; sevinçte, hüzünde, başarıda ve yenilgide ortak bir duyguda buluşur.
Ancak bu bağlılığın sınırı aşarak uzmanlık alanına müdahale haline gelmesi, futbolda denge falan bırakmaz.
Bir taraftarın takım hakkında konuşması, fikir yürütmesi, eleştirmesi doğaldır.
Ama futbolu sevmek başka, teknik direktöre akıl vermek başka!
Taraftar konuşur, eleştirir ama “şu oynasın, bu oynamasın” dediğinde artık işin profesyonel alanına girmiş olur.
Teknik direktörler, takımı yönetirken yalnızca saha içi performansı değil, futbolcuların psikolojisini, kondisyonunu, rakip analizini ve taktik uyumu da göz önünde bulundurur.
Futbolun da tıpkı diğer meslekler gibi bir disiplini, eğitimi ve bilimi vardır.
Duygu güzeldir ama futbol sadece duyguyla oynanmaz.
"Biz sadece seyredip, destekleyecek pasif unsurlar mı olacağız?"
Hayır! Taraftarın önünde koskoca bir görev duruyor. Dağ gibi. Hiç de pasif olmayan!
Sana 14 yılda 1 defa geçit verdiler şampiyonluk için.
Sana 3 Temmuz'dan beri her türlü haksızlık hukuksuzluk yapılıyor.
Al sana görev!
Senin asıl bunlar için bağırman ve tepkini göstermen gerekiyor.
Sadece saha içine odaklanmak bu görevden kaçanların ve saha dışında dönen dolapları senin gözünden kaçırmak isteyenlerin işidir.
SAYGI OLMADAN SEVGİ OLMAZ!
Takımına, oyuncuna, yönetimine, teknik direktörüne saygı olmadan "ben çok seviyorum" cümlesi sahtekarcadır.
Tüketici değil her koşulda taraftarız.

Yorumlar
Yorum Gönder