DİREN HAKAN!
DİREN HAKAN!
#Diren etiketi sosyal medyada bugüne kadar birçok kampanyaya öncülük etti. Ancak bir gün bu etiketi milli takım kaptanı için kullanmak zorunda kalacağımızı kim tahmin ederdi?
Bu ülkede muktedirlerin musallat olmadığı alan kalmadı. Spor, milli takım, kulüp transferleri bile bundan azade değil. Bugün yaşananlar, 118 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü gibi bu halkın medar-ı iftiharı olmuş bir yapının, sistematik olarak hedef alınmasının son örneğidir.
İddialara göre, milli kaleci Uğurcan Çakır'ın Fenerbahçe'ye transferi, “ağır” abiler ve “hatırlı” kişilerin devreye girmesiyle engellendi. Bu, sporun özerkliğine doğrudan bir müdahaledir.
Benzer bir süreç, bu kez Hakan Çalhanoğlu için işliyor. Şampiyonlar Ligi finaline sadece 53 gün önce çıkmış bu oyuncu hakkında birden bire “yaşlı, temposuz, pahalı” yorumları yapılmaya başlandı. Ama bu eleştirilerle çelişen bir gerçek var: Aynı çevreler, bu transferi durdurmak için “camiasız kalırsın” tehdidine bile başvurdu.
Eğer Hakan gerçekten o kadar kötü bir oyuncuysa, neden Fenerbahçe’ye transferini bu kadar engellemeye çalışıyorsunuz? Rakibiniz hatalı bir hamle yapıyorsa bırakın yapsın, değil mi?
Daha düne kadar yere göğe sığdıramadıkları bir oyuncu, bugün sadece Fenerbahçe’ye gelmek istiyor diye hedefe konuluyor. Bu durum, Fenerbahçe taraftarına karşı yürütülen çok boyutlu mücadelenin sadece bir parçası.
Uğurcan Çakır’ın transferi gerçekleşmedi çünkü genç bir birey olarak baskılara dayanamadı. Her ne kadar profesyonel futbolcular olsalar da, bu oyuncular hâlâ genç insanlar. Karşılarına hatırlı işadamları, politikacılar ve medya figürleri çıktığında ne kadar dayanabilirler ki?
Hakan Çalhanoğlu, Fenerbahçe’ye gelmek istiyorsa ve bu uğurda her şeyi göze almışsa, artık bu konu sadece bir transfer değil, bir güç mücadelesi haline gelmiştir. Ve bu noktada Fenerbahçe taraftarının desteği, sadece oyuncuya değil, kendi kulübünün iradesine de sahip çıkması anlamına gelir.
DİREN HAKAN!
Çünkü artık Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu olan Fenerbahçe ve taraftarı, bu mücadelenin arkasındadır. Bu sadece bir futbol meselesi değildir. Bu, özgürlük, irade ve bağımsız spor kültürü mücadelesidir.
Yazan: İsmail
EMRAH
@ismailemrah1907

Yorumlar
Yorum Gönder