2024 AvrupaAngaryasi

Merhaba değerli okuyucular,

Bu yazı alıntıdır.yazari Sinan. Deyup arkadasimizidir FenerSol resmi Twitter hesabından, güzel bir değerlendirme yazısı olması nedeniyle alınmıştır.Keyifli okumalar



 2024 AVRUPA ANGARYASI

2024 Şampiyonası bizim için bitti. Çeyrek finale kadar futbol şansımız yanımızdaydı, son maçta da o şansı ellerimizle rakibe verdik ve elendik.

Türk milli takımı ile ilgili yapılan zorlama teknik analizlerin bomboş olduğunu maçın son 15 dakikasında gördük. Gerçek bir 9 numara süre aldığında arkasındaki oyuncuların nasıl rahatladığını, orta yapıldığında nerede durulması gerektiği, sırtı dönük top alıp yerleşime destek vermenin daha da önemlisi rakip sahada top tutabilme ve pas organizasyonları yapmanın kıymetini maalesef turu kaybedince anladık!

Rotasyonda bu kadar kaliteli oyuncu varken bunların enerjilerinden faydalanmamak, tabiri caizse onları küstürmek de anlaşılır gibi değildi.


Gelelim turnuvanın genel değerlendirmesine. 

4 maç kala bu değerlendirmeyi yapıyor olmamın bir sebebi de turnuvanın tekdüzeliği.

Önümüzdeki maçlar, tıpkı geçtiğimiz maçlar gibi bizi şaşırtmayacak.


4’lü grupların çoğundan 3 takımın çıkması grup maçlarının heyecanını öldürmüştü.

Bir çeşit hazırlık maçlarına dönüşen grup maçları rotasyonu iyi yöneten takımların işine gelmiştir.

Bizim takım bu rotasyonu Portekiz maçında sadece bir takımın oyuncularını oynatarak yaptı ve sonra oluşan gündemi hatırlıyorsunuz. 

Sevgili Hakan Hanoğlu’nun monitorize ettiği bir video bütün gündemi ele geçirdi ve eminin o gündem hem Çekya hem de Avusturya maçlarını etkiledi.


Neyse genel değerlendirmeye dönelim. Eskiden bu büyük turnuvalar futbola yenilikler katmak, futboldan kazanılan parayı ve şöhreti futbola geri vermek adına düzenlenir, festival niteliğinde geçerdi.


Bu turnuvada futbola katma değer sağlayan hiçbir yeniliğe şahit olmadık.


Zaten takım oyunu için kısıtlı bir zamanı ve tecrübesi olan milli takımlar bu konuda kulüp takımlarının çok gerisindeyken bunu gerçekleştirmenin zorluğunu farkındayım ama milli takımların bir yabancı kısıtlaması ya da transfer dönemi yok.

Milli takımlar seçicisi kendi futbol aklı ile birlikte hareket etmeli ve aklındaki sisteme göre elindeki sınırsız oyunculardan faydalanmalıdır.

Geçtiğimiz dönemlerde bu uğurda 2. Ligden getirilip oynatılan oyuncular görmüştük.

Fransa’da Pavard örneği en çok hafızada kalan örnektir.

Brezilya da tanınmış yüzlerce oyuncusu varken turnuvalara tanınmamış en az 3-4 oyuncuyla gitmesiyle ünlüdür.


2024 Avrupa şampiyonası bu tip sürprizlerden yoksun, teknik direktörlerin kolaya kaçtığı ve sadece sonuç odaklı oynanan bir turnuva olarak akıllarda kalacak.

Belki sadece İspanya’yı bu konuda dışarıda tutabiliriz.


İzlediğimiz maçlarda bireysel oyuncuları zayıf olan takımların oyuna daha çok akıl koyduklarını, hücum organizasyonlarında futbolun gerektirdiği ezberlenmiş taktiklere sadık kaldıklarını, bireysel oyuncuları güçlü olan takımların ise bu konuda hantal olduklarını gözlemledik.


Halbuki isimlerini en büyük liglerden bildiğimiz o oyuncuların daha kompleks hücum varyasyonlarını izletmelerini beklerdik. Bunun yerine rakiplerin hata yapmasını ve kontratakla sonuç almayı seçtiler.

Özellikle kadrosunda dünyanın en yetenekli oyuncularını barındıran Fransa’nın bunu yapması futbola ihanettir.


Futbolsuzluğu fiziki mücadele ile kapatmaya çalışan takımlar şans faktörü ile ya kazandılar ya da kaybettiler.

Kendi kalesine gol konusunda rekorların kırıldığı bir turnuva olduğunu söylemeden geçmek olmaz.

Fransa’nın iki maçı da rakiplerin kendi kalelerine attığı gollerle kazandığını birinde çeyrek finale kaldığını hatırlatalım.

Sansasyonel yönü fazla bu turnuva, fare doğuran dağ gibiydi.

Hakemler çok iyi başladıkları turnuvada son maçlarda maalesef taraflı yönetimler gösterdiler.

UEFA’nın güvenirliğine gölge düşüren bu olay bakalım nasıl sonuçlanacak.

Hollanda – Türkiye maçının hakemi ödüllendirilecek mi cezalandırılacak mı göreceğiz.


Velhasıl, hem bizler için hem de genel anlamda yorucu bir turnuvaydı. 

Saygılar…

Sinan DEYUP

@sinan_deyup

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1995 MODEL TARAFTAR VE ARCHIE BROWN

KENDİMİZİ DEV AYNASINDA GÖRMEKTEN NE ZAMAN VAZGEÇERİZ?

Bir Eşitsizlik Ve Direniş Hikayesi:7'de 0