Ana içeriğe atla

Transfer Acziyeti


Sohbet

TRANSFER ACZİYETİ...


Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde oynanan Süper Lig adlı kumpanyanın en önemli figürü olan gs takımı, elde ettikleri şaibeli başarıların aslına bakıldığında Avrupa ve Dünya üzerinde hiçbir futbol otoritesi tarafından futbolcu ya da teknik direktör katkısı ile değil direkt olarak kayırılma, ayak oyunları sayesinde olduğunun görüldüğünü gayet iyi bilmektedir.
Şöyleki bu kadar üst üste başarılar kazanan, yapılan türlü algı oyunları ile yerlere göklere sığdırılamayan yerli yabancı futbolcuları, taktik dehası karşısında sözlerin kifayetsiz kaldığı teknik direktörlerine bir tane transfer teklifi yapılmaması, mükemmel oyuncularının milli takımlarına bile çağrılmaması herkesin malumudur.
Bu vesile ile gs lobisinin yazılı ve görsel medya ayağı her gün kaynak olarak oturmak için kullandıkları organlarından yeni bir transfer hikayesi uydurmaktadırlar;

-Kerem'in peşinde tüm İngiliz Premier Lig takımlarının olduğu, -Barış için İspanyol,İtalyan kulüplerinin seferber olduğu, -Abdülkadir için Barcelona'nın tüm imkanları seferber ettiği, -Davinson Sanchez'in,Nellson'un,Icardi'nin,Zaha'nın 30-40 milyon Euroluk tekliflerden artık bıktığı vs vs vs ... Bu yazılı ve görsel basın ayağının yapmış olduğu haberleri bir de gs'lı paralı abilerin maaşa bağladığı sosyal medya trolleri her gün bıkmadan usanmadan işlemekte ve böylece bir algı yaratmaya çalışılmaktadır. Ancak ortada ne bir teklif ne bir soran ne de ilgilenen vardır. Fenerbahçe'de yetersiz bulunduğu için kadroya giremeyen Zanka'nın, Fenerbahçe'den Milan'a transfer olan 40 yaşına merdiven dayamış Kjaer'in olduğu takıma giremeyen Nelssson, Belçika Milli takım kampını ancak veteran olarak ziyaret edebilecek Mertens, bırakın Fransız Milli takımını Fransa 3. Liginde oynayamayacak fizikteki Ndombele, Portekiz milli takımını ancak tribünden seyredebilecek Oliveira, kendi milli takımlarına alınmayan Zaha, Torreria ve diğerleri.. Bunlara bir şey yapamayan gs lobisi bari eldeki Türk oyunculara bir pazar yaratalım diye TFF'nın başındaki zat ve yancılarını kullanarak koskoca Türk Milli Takımını vitrin yapmaya çalışmış burada da oyuncularının hakem faktörü olmadan, algı çalışması yapılmadan ne olduğu ortaya çıkmış ve daha da beter rezil olmuşlardır. Peki neden bu şekilde davranıyorlar, nereye varmaya çalışıyorlar? Çünkü iflas yakın; takımda beklenen katkıyı veremeyen ancak transfer sihirbazlığı olarak türlü algı oyunları ile yutturulmuş, uzun vadeli ve büyük paralara imza atan, Vinicius, Mertens, Ziyech, Tete, Zaha, Ndombele, Auier, Köhn, Nelsson gibi oyuncular var Bunları 3/5'e satabilseler verebilseler Boey ya da Zanniola olayındaki gibi 30-40 gösterip bir nefes alabilecekler ama olmuyor işte... Peki bu ortamda Fenerbahçe'nin kadrosundaki oyuncuların durumu nedir? Milli takımlarında oynayan; Szymsnski, Livakovic, Tadic gibi oyuncular her ne kadar Türkiye içerisindeki algı oyunlarına rağmen itibarsızlaştırılmaya çalışsalar da, bunların dışında Djiku, Becao, Oosterwolde, Osayi, Fred hatta Dzeko tüm takımların transfer radarında. Türk oyuncular Ferdi, Mert, İsmail, İrfan Can, Cengiz herkesin takımında görmek istediği oyuncular. Bir de bu kadroya yapılacak takviyeler ve kadronun başında dünya markası Mourinho.. Daha sene başında sadece teknik kadro ve futbolcular mukayese edildiğinde ortaya çıkan bu ezici üstünlüğe rağmen Fenerbahçe taraftarının -o gelmeli -bu gitmeli -bu niye alındı -o niye satıldı -yönetim uyuyor mu? gibisinden bu algılara gelmemesi, elindeki değerlere sahip çıkması, sabırlı olması, gaza gelmemesi, teknik direktör ve yönetimine sahip çıkması demek bu algı balonunun patlaması demektir. Çünkü karşıda gerçekten sportif olarak Fenerbahçe ile baş edemeyecek, iflası ve dağılması yakın bir organizasyon varken; hele de Aziz Yıldırım Ali Koç barışı sağlanmışken... Epictetus'un sözü gibi "sahip olmadığı şeylere üzülmeyen sahip olduklarına sevinen insan akıllı insandır.." Ant ERCAN
@AntErcan
Yazı @fenersol X hesabından alintidir

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1995 MODEL TARAFTAR VE ARCHIE BROWN

KENDİMİZİ DEV AYNASINDA GÖRMEKTEN NE ZAMAN VAZGEÇERİZ?

Bir Eşitsizlik Ve Direniş Hikayesi:7'de 0